Sığırların Kanlı Bağırsak Hastalığı (Temmuz 2017)

Sığırlarda ve çoğunlukla sağmal ineklerde görülen, ölüm ihtimali yüksek bir hastalıktır.

Dünya'da ilk defa 1991 yılında rapor edilmiştir.

Hastalık Kanlı Bağırsak Sendromu (HBS=Hemorragic Bowel Syndrome), Jejunal hemorrhage syndrome (JHS) veya Ölü Bağırsak olarak adlandırılmaktadır.

Hastalığın ülkemizdeki durumu ve yaygınlığı konusunda çok az bilgi vardır.  Ancak; ülkemizde görüldüğü bildirilmiştir.

HBS hastalığını tamamen aydınlatmak için daha çok çalışma yapmak gerekmektedir.

HBS hastalığına Clostridium perfringens tip A ve Aspergillus fumigatus toksinlerinin sebep olduğu tahmin edilse de bu yönde bilinmeyen noktalar vardır.

Bilim adamları hastalığın çıkışında hazırlayıcı sebeplerin önemine değinmektedirler. 

Bazı yazarlar hastalığa Enterohemorajik E.colinin (EHEC) karıştığını da savunuyorlar.  Araştırmacılar Aspergillus fumigatus küfünün toksinlerine  Absidia corymbiferanın da eşlik ettiğini gözlemişler.  Dolayısıyla kesin ve tek bir etken ortaya konulamamış.

Konu ile ilgili araştırmacılar hazırlayıcı faktörler olacak birkaç direnç kırıcı durumu sayıyorlar.

İmmunosuppression (direnç sistemini baskılayan) etkisi yapan durumlar olarak yüksek enerjili diyet, asidoz, ketosis, hipokalsemi, topallık, doğum sonrası stres, kötü besleme koşulları, sosyal izolasyon,  TMR aletlerinin uzun süre çalıştırılması, küflü yemler, IBR, yavru atma, uzun süreli antimikrobiyal tedavi,  uzun süreli antiinflamatuvar tedavisi, kalabalık barınaklar sayılmaktadır. 

Hastalığın sürülerde görülme oranı %10'un altındadır.  Ölüm oranı %77-100 dür.

Hastalık çoğunlukla doğumu takip eden 90. ve 100. günlerde ortaya çıkar.

İşkembe hareketlerinin zayıflaması, azalması veya durması, kanlı ve kanla karışık katran rengi dışkı ( melena) , sancı, ani süt düşüşü, dışkıda pıhtılaşmış kan, durgunluk, iştahsızlık, nabız sayısında aşırı yükselme (taşikardi) en çok görülen belirtilerdir.  Hasta hayvanda hipokalemi (Potasyum eksikliği) ve hipokloremi  (Klor eksikliği) tipiktir.

Otopside bağırsağın belirli bir bölgesinin kan pıhtılarıyla dolu olduğu, o bölgede bağırsağın tıkandığı ve nekroz şekillendiği görülür (Acut necrohemorragic enteritis).

Hastalığın tedavisi yoktur.  Belirtilerin görülmesini takiben inek 2 gün içinde ölür.  Bazen bu süre 4 güne kadar çıkar.  Belirtilere yönelik tedavi girişimlerinin başarılı olmadığı görülmüştür.  Erken ve hızlı tedavi girişimlerinde çok az oranda başarı şansı olabileceği ifade edilmektedir. 

Damar içi sıvı tedavisi, yüksek miktarda suyla birlikte (örneğin;  40 litre) kalsiyum, potasyum, magnezyum içirilmesi, antiinflamatuvar ilaçlarla tedavi önerilse de etkili olduğu vaka sayısı gayet azdır.

Cerrahi tedavi girişimleri karın içi açılarak pıhtıyla tıkanmış bağırsak kısmındaki pıhtıların  masajla dağıtılması suretiyle açılması ya da o bölümün operasyonla alınması (enterotomi) şeklindedir.  Bu esnada bağırsağın yırtılma ihtimali yüksek olduğundan, operasyon çoğunlukla başarıyla sonuçlanmaz.  Buna rağmen literatürde yüzde 39 başarı elde edildiği bildirilmektedir.

Hastalığın aşısı yoktur.  Bazı araştırmacılar vakalardan izole edilen Clostridium perfringens tip A ya karşı otogen aşı (otovaksin) yapılmasını öneriyorlar.

Piyasadaki ticari aşıların koruma sağlamadığı, hastalığın bir tek etkenden oluşmadığı, ancak hazırlayıcı faktörlerin önlenmesiyle hastalığın önlenebileceği ifade edilmektedir.

Hastalığın görülme sıklığının kış aylarında arttığı, süt veriminin yükseldiği günlerde veya süt verimini yükseltme çabasıyla kesif yemin arttırıldığı günlerde daha sık görüldüğü bildiriliyor. 

Hastalık ile Clostridium perfringens tip A  ve Beta 2 toksininin ilişkisinin hipotez halinde olduğu, Clostridium perfringens tip A nın düşük toksisitesiyle bu hastalıktaki etkisi konusunda henüz bilimsel bir bulgu olmadığı ifade ediliyor.

O sebepten rasyon ve stres yönetiminin önemine değinilerek, ince kıyılmış kaba yemler ile ince öğütülmüş  kesif yemlerden, küflü silajdan kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.

Küfün önlenmesi ile ilgili her türlü önlem (invitro ve invivo önlemler) alınmalı, akla gelen tüm stres faktörleri önlenmeli, doğum sonrası günlerde ineklere yardımcı olacak canlı maya, vitamin ve mineral içeren destekleyici yemler verilmelidir.  HBS hastalığında ani ölümlerin olabileceğini, ineğin ansızın ölü bulunması, tedavi şansının olmaması gibi gerçekleri akıldan çıkarmamalıyız.