Süt Sığırcılığında Hastalık Maliyetleri

ABD'de tarım ve hayvancılık alanında çok önemli çalışmaları olan Cornell Üniversitesinin hesaplamalarına göre bazı önemli hastalıkların maliyetleri şu şekilde belirtilmiş; sonun ( eşin) atılamaması 275 USD ( Dolar),  süt humması  (Klinik hipokalsemi) 315, Klinik Ketosis  232, abomasumun ( şirdenin) yer değiştirmesi  494,  Klinik Mastitis 224 USD.

Bu hastalıkların arkasındaki hazırlayıcı sebeplere bakarsak hepsinin köken olarak "metabolik hastalık" olduğunu görürüz.  Bunlar sürü yönetimini, besleme ve yem yönetimini yakından ilgilendiren konulardır.  Çiftliklerde sürü yönetimindeki eksiklik ve ihmaller ile ortaya çıkan hastalıklardır.  Mastitis bir mikrobik hastalık olsa da, hazırlayıcı sebeplere bakarsak, çiftlik yönetimindeki aksaklıklardan kaynaklandığını kabul etmemiz lazımdır.

 Tümünün ortak özelliği kalsiyum metabolizmasıyla ilgili olmalarıdır. 

Biraz daha derine inersek; kuru dönem beslemesiyle, potasyum metabolizmasıyla  ilgili oldukları da ortaya çıkacaktır.

Adı geçen hastalıkların maliyetleri ayrıntılı bir şekilde hesaplanmıştır.  Maliyetlere sadece ilaç, serum, veteriner hizmetleri olarak değil, süt kaybı yönünden de bakılmıştır.

Bu hastalıkların ortaya çıkması, seyri ve şifa ile sonuçlanması esnasında süt kayıpları söz konusu olduğu gibi, ayrıntılı bir bakış açısıyla fazladan iş yükü getireceği de düşünülmelidir.

Klinik olarak gözlenen bu hastalıkların sürüde birkaç katı gizli (subklinik) seyreden tipi olduğunu da unutmayalım.  Gizli hipokalsemi, gizli ketosis ve gizli mastitisi aklımıza getirirsek, klinik vakalardan çok daha fazla sayıda, çok daha fazla zarar verici olduklarını da hatırlamamız gerekir. 

Sürü yönetiminin temel ilkeleri olan kuru, temiz ve rahat ortamları hayvanlara her zaman sunmalıyız.   Ayrıca, yemleme yönetimini eksiksiz uygulamalı ve kontrol etmeliyiz.

Doğum öncesi günler, doğum zamanı ve lohusalığın ilk günleri en kritik günlerdir. Stresin en yüksek olduğu, yani kan kortizol seviyesinin normale göre 6-8 kat yüksek olduğu bu günlerde ineklerin bilinçli bir şekilde desteklenmeleri şarttır.

Adı geçen beş hastalığın başka problemler ile de kombine olabileceğini bilmeliyiz.  Döl tutmama ve ayak hastalıkları bunları takip edebilir.  Kalsiyum metabolizmasındaki bozukluklar ineklerin direnç sistemlerini de olumsuz yönde etkilendiğinden, başka enfeksiyonlara da zemin hazırlanmış olur.

Bu önemli beş hastalığın klinik ve subklinik (gizli) formlarının sıkça görüldüğü çiftliklerde maliyet hesapları her zaman şaşacaktır.  Maliyet yükseltici bir etkiyle, kayıpların artmasıyla işletme zarar edecektir.

Yapılması gereken; hastalık çıkmadan önce akla gelen tüm önlemleri eksiksiz olarak almaktır.

Bize yardımcı olacak önlemler; doğumdan 2-8 gün önce yüksek dozda D3 vitamini enjeksiyonu, kuru dönemde doğru besleme, doğumdan hemen sonra destek verilmesi ve lohusa kontrol programının uygulanmasıdır. 

İşletmenin kârlı olması için doğumu takip eden problemlerin önlenmesi başlıca koşuldur.