Süt Sığırcılığı Çiftliklerinde Maliyet Kontrolü (Ağustos 2015)

 

                                                                                                                                                                             11.08.2015

SÜT SIĞIRCILIĞI ÇİFTLİKLERİNDE MALİYET KONTROLÜ

 

Genel olarak çiftliklerde "maliyet kontrolü"  yapalım dendiğinde akla hep "en ucuz girdileri alalım, maliyetleri azaltalım" fikri gelir.  Gerçekten öyle midir ? Belki en ucuza girdileri almak maliyetleri arttıran bir unsur bile olabilir.  Örneğin; yonca veya kuru ot temini yerine saman almak gibi.

Aslında süt sığırcılığı işletmelerinde maliyeti arttıran sebepler tamamen başkadır.  Bunları bazı örneklerle gözden geçirelim.

Buzağı ve döl kayıpları başlı başına büyük bir maliyet oluşturur.  Düvelerin en geç 14 üncü ayda gebe bırakılacak boy ve canlı ağırlığa gelmemiş olmaları, çiftlikte 4 gizli derdin sıklıkla görülmesi, maliyetleri kontrol etme konusunda en önemli problemlerimizdir. Çiftliğimizde gizli mastitis, gizli asidoz, gizli ketosis ve gizli hipokalsemi gibi problemler varsa, maliyetleri düşürmemiz mümkün değildir.  Yüksek somatik hücre ve klinik mastitis vakaları süt kaybına sebep olacak, süt kovalarımızdaki delikler sürekli süt kaçıracaktır.

Döl tutma problemleri maliyet kalemlerinin başında gelmektedir.  Doğumu takip eden boş günlerin sayısı 120 günü aşarsa, buzağı aralığı 405 günü aşarsa maliyetlerimiz kontrol dışına çıkmış demektir.

Kaba yemimizin kalitesi kötüyse, silajlık mısırımızı, yoncamızı olması gereken zamanda değil de yanlış zamanda biçtiysek, ne yaparsak yapalım maliyetler aşağı çekilmez.  Kuru madde hesabı yapmamanın, küflü silajın, kartlaşmış yoncanın hep çiftlikteki maliyet artışında rolü vardır.

Maliyet kontrolü yapamayan çiftlikler en büyük problemi süt fiyatlarının düşük olduğu dönemlerde yaşarlar.  Ayakta kalma ve yüksek maliyetlerle baş edebilme yetenekleri azalır.

Çiftlikte çalışanların sıklıkla değişmesi çiftliğe maliyet getirir. Yeni eleman bulmak, yeni elemanın alışma süreci, bu arada hayvanların üzerindeki stres, geçiş dönemindeki hatalar maliyeti yükseltir. 

Bunlara bakarak çiftlikteki maliyetleri nasıl azaltacağımızı söylemek gayet basittir.

Kaba yem kalitesini ve döl verimi etkinliğini sağlamak, buzağı kaybetmemek, mastitisin her çeşidiyle mücadele etmek, çalışanları doğru yönde kullanmak ve çalışanların sıklıkla değişimini önleyecek şekilde hareket etmek maliyet düşürücü unsurlardır.  Başka hiçbir şekilde maliyetler düşürülmez.   Bunlar dışında maliyet düşürücü sandığımız önlemler çiftliğin yararına değil, zararına olacaktır.

 

İyi ineklere,  iyi insanlar,  iyi yönetim tekniklerini kullanarak bakarlarsa sonuç iyi olacaktır.  Başarının sadece yukarıda saydıklarımızın doğru yapılması ile elde edilebileceğini unutmayalım.