Sığırcılık İşletmelerinde Silajın Önemi (Ekim 2014)

Yıllar içerisinde silajı, silajın önemini öğrendik.  Giderek doğru silaj yapmayı ve ineklere kaliteli silaj yedirmeyi de öğrenmemiz gerekiyor.


Silaj, başka bir deyimle ot turşusu sığırcılık için ve özellikle süt sığırcılığı yapan işletmeler için çok yararlı bir yemdir.  Bir yemde aranan özellikleri içinde barındırır.  Yemde aranan iki önemli özellik ucuz fiyat ve hayvana yararlı olmasıdır. Silaj ikisine de sahiptir.  Ya da ikisine de sahip olmalıdır. Silajın ucuz ve yararlı olması için detayları önemsemek gerekir.  Detaylar önemsendiğinde verilen emeğin karşılığı alınacak ve yüksek kalitede bir yem elde edilecektir.


Ülkemizde yaygın olarak bilinen mısır silajıdır.  Ancak; buğday silajı, yulaf ve tritikale ile kombine silaj ve yonca silajı da yapmak mümkündür.  Örneğin; ABD'de yoğun miktarda yonca silajı yapılır. 


Gördüğüm kadarıyla silajlar bazen hatalı yapılmakta, umulan yarar sağlanamamakta, hatta silaj zararlı olabilecek hale bile gelmektedir.  Çiftliklerde iyi, orta kaliteli ve kötü silajlarla karşılaşmaktayız.  Kötü silajlarla kaş yapayım derken göz çıkarabiliriz.  Mısır silajını örnek alırsak; doğru biçim, doğru muhafaza ile harika bir yem elde etmek mümkündür.  İşte burada ayrıntılar devreye girer.  Biçim zamanının kuru madde içeriği ile, parça boyutu kaliteyi en çok etkileyen kriterlerdir.  Parça boyutu 2 cm, kuru madde ise yüzde 35 olmalıdır.  İdeali budur.  Ancak; gerek silaj makinesinin uygunsuzluğu, gerek bilgisizlik dolayısıyla bu iki önemli konuya uygun silaj yapılamadığını gözlemliyoruz.


Silaj oksijensiz ortam ister.  İyice sıkıştırılmalı, açıldıktan sonra bile bu yöndeki dikkat elden bırakılmamalıdır. Hava ile temas kalitesizlik getirir.


Aşırı nemli olarak hasat edilmiş ve basılmış mısır silajı,  silaj çukurundan sıvı sızması ile kendini belli eder.  Protein suda çözündüğünden sızan sıvı ile protein kaybı söz konusu olacaktır.  


Silajlarda görülen diğer bir aksaklık küflenmedir.  Mısırın ekilmesi, büyümesi ile birlikte bitkinin kendisinde oluşan küf silaja ve dolayısıyla da hayvana geçer.  Hayvanlarda sindirim bozukluğundan döl tutmamaya kadar varan problemlere sebep olur.  Eğer küf Aflatoksin M1 ise insanlara da geçecektir. 


Silajın,  yeni silaj devreye girmeden bitmesi işletme için tehlike oluşturacak bir durumdur.  Yıllık silaj tüketimi hesap edilirken 12 aylık değil,  13 aylık hesap edilmeli ve üzerine %15 eklenmelidir.  Böyle hesap edilirse silaj ihtiyacı doğru tesbit edilmiş olur.  Dolayısıyla yeni silaj yetişmeden eski stok bitmez.


Düzensiz olarak alınan ve ineklere yedirilen silajların yararı olmayacağı gibi, zararı olabilir.  Silaj mutlaka düzgün bir hat şeklinde kesilmelidir.  Dışarıda kalan miktar her dakika besin değerlerini yitirir.


Yemleri karıştırıp dağıtan mikserlere silaj en son konulmalıdır.  Silajın selüloz kalitesi uzun zaman çalıştırılan bıçaklarla bozulmamalıdır.  Bu hata sıklıkla tekrarlanmakta, istediğimiz kaba yem kalitesi elde edilememekte, sindirim problemleri ortaya çıkmaktadır.


Silaj yaparken uzun nakliyeler kaliteyi bozacağı gibi, maliyeti de artırır.  Maliyet, ülkemizdeki yakıt giderleriyle birlikte çok yüksek bir hale gelirse, silajın ucuz olma özelliği kaybolur.  Bol miktarda suyu taşımış oluruz.  


Ayrıca; hızlı bir şekilde silolara konulup, bastırılarak,  üzeri kapatılmayan silajlar iyi kaliteli silaj sınıfına girmezler.  Orta ve kötü kaliteli silaj kabul edilirler.  Hâlbuki rasyonlar genellikle standart besin maddelerine göre yapılırlar ki, bu durum yanıltıcı olabilir.


Silaj mısırın, diğer tahılların, otun veya yoncanın havasız ortamda sıkıştırılmasıyla oluşur.  Yatay şekilde silaj çukurlarına ya da plastik kılıflar içine basmak mümkündür.  ABD'de dikey kuleler de silaj yapımında çokça kullanılır.  Ne şekilde depolanırsa depolansın biçim, sıkıştırma, partikül büyüklüğü, hızla başlayıp bitirme kurallarına kesinlikle uyulmalıdır.  İşletme için kalitesiz silajın götüreceği çok büyük kayıplar, aksine kaliteli silajın sağlayacağı çok büyük kazançlar vardır.