Lasko Mağarası (Ağustos 2014)

Uzun zamandan beri gidip görmeyi arzu ettiğim Lasko (Lascaux) mağarasına geçtiğimiz günlerde gidebildim.  Fransa'nın Akitanya Bölgesinde, Montignac kasabasına yakın Vezere vadisinde yer alan mağaranın içinde 17 bin yıl önce çizilmiş duvar resimleri var.  Mağara Unesco Dünya Mirası listesinde.

 

Lasko mağarasındaki duvar resimlerinin ilginç tarafları; hepsi eti yenen hayvanların resimleri olması.  O zamanın insanları için en önemli bu besin kaynakları ile ilgili resimler çok iyi korunmuş durumda.

 

Mağaranın modern zamandaki hikayesi 12 Eylül 1940 tarihinde başlıyor.  George, Simon, Jak ve Marsel isimli dört genç, Robot ismindeki köpekleri ile gezerken, köpekleri aniden kayboluyor.  Köpeğin bir deliğe sıkıştığını fark eden gençler onu kurtarmaya çalışırken deliğin bir mağaraya açıldığını fark ediyorlar.  Fenerler alıp içeri giren gençlerden biri ayağı kayıp sırtüstü düşünce mağaranın tavanındaki resimleri görüyor.  Önceleri durumu aralarında sır olarak saklamaya karar veren gençler, sonra bu sırrı saklamayıp öğretmenlerine söylüyorlar. 

 

Mağara kapalı, havasız ve killi bir tabaka ile örtülmüş olduğundan çok iyi korunmuş.  Bu haber duyulur duyulmaz çok ilgi çekiyor.  Görmek isteyenler adeta mağaraya hücum ediyor.  Ancak; yıllar içerisinde resimlerin bozulmasından endişelenen Fransız Kültür Bakanlığı Lascaux II adında, mağaranın her şeyiyle tam bir kopyasını usta ressamlara yaptırıyor.  Şimdi ziyarete açık olan mağara budur. Asıl mağaranın 200 metre yakınında olan Lascaux II Fransa'nın üçüncü en çok turist çeken yeri durumundadır.

 

Mağara niçin yapılmış?  Yazının bilinmediği, tarih öncesi zamanlara ait olduğu için bu konuda herhangi bir ipucu yok. Bir tapınak olabileceği iddia ediliyor.  Bilim adamlarının ve mağarayı inceleyen uzmanların mağarada yaşanmadığı , sadece içine resim yapmak ve toplanmak üzere girildiği yönünde teorileri var. 

 

Çizimler basit değil. Perspektife ve anatomiye dikkat edilerek yapılmış.  İnek, boğa, at, rengeyiği, bizon resimleri çizilmiş.  Hepsi etini yedikleri hayvanlar.  Acaba; gıdaları olduğu için onları kutsal mı kabul ediyorlardı?  Tarih öncesi çağlarda hububatın yetiştirilmediğini, insanların avcı-toplayıcı olarak yaşadıklarını biliyoruz.  Gıda kaynaklarını kutsal kabul etmelerinin normal olduğu düşünülüyor.  

 

Duvarlardaki resimler tamamen renkli. Renk olarak kırmızı, demir oksit içeren, yeşil magnezyum içeren doğal taşları kullanmışlar.  Ayrıca; odun kömürlerinden siyah renk olarak yararlanmışlar.  Elle olduğu gibi, üfleme tekniğiyle de resimler yapılmış.  Toz haline getirilmiş taşlardan elde edilen boya maddeleri, nemli ve küçük gözenekli duvarlara, içi boş uzun bir kemik ile  üflenince duvar tarafından emilmiş. Böylece çok güzel, renkli resimler ortaya çıkmış.  Resimlerin yapılış tekniğinde dikkat çeken bir özellik daha var.  Mağaranın doğal kavislerinden yararlanılmış.  Örneğin; hayvanların bel, karın bölgeleri var olan kavislere denk getirilerek adeta, üç boyutlu resim gibi görülmesi sağlanmış.  Sanırım; resim sanatıyla ilgilenenler için ilginç bir ziyaret olabilir. Mağarada ayrıca kabartma inek figürleri de var.

 

Mağarayı bulan gençlerden üçü vefat etmiş.  Biri halen sağ.  Adı Jak olan,  şu anda 90 yaşlarında olmasına rağmen her yıl bir kere mağaraya gelirmiş.  

 

Lasko mağarası dışında, orijinal mağara olan, küçük gruplar halinde sınırlı sayıda ziyaretçiye açılan Gaume mağarasını da ziyaret etme fırsatı bulduk.

 

Bu mağaranın derinliklerinde ayı resmi olduğunu da söylediler.  Ama; görülen resimler hep bizon resimleriydi.  Font de Gaume adı verilen mağara Lasko mağarasının yakınlarında.    

           

On beş bin yıl öncesine tarihlenmiş. Bu bölgede aynı zamanda tarih öncesi ile ilgili bir müze var.  O tarihlerde yaşayan Cro-Magnon ( Kromanyon) adamı adı verilen insan (Homo sapiens sapiens)  yine bu bölgede bulunmuş.  

 

Eski çağlardaki hayvan insan ilişkileri, resim sanatı, resim yapma teknikleri konusunda ilginç bulgulara rastlanan mağaralarda çok sayıda imza olduğu kabul edilen çizgiler de mevcut.    

         

Bu çizgilerin resim yapanın imzası veya kabilesinin işareti olabileceği tahmin ediliyor.  Tabii; her şey sadece tahmin.  Çünkü yazı yok.