Sütçü Sığır İşletmelerinde Sürü Yönetimi İlkeleri (Temmuz 2014)

Süt sığırcılığı ile uğraşan çiftliklerin başarısı "Sürü Yönetimi" uygulamalarında gizlidir.  Geniş bir konu olan sürü yönetimi uygulamalarının vazgeçilmez ilkeleri vardır.  Bunlar doğru yapılırsa, ihmal edilmezse çiftlik kazançlı duruma geçer.

 

Temel ilkelerin ilk dördünü söyle sıralayabiliriz;

 

İşlerin disiplin içinde, aynı sırada, aynı şekilde yapılması, açık büfe yemleme, artmayınca yetmez kuralı ve soğuktan korkma, sıcaktan kork.

 

Sıcak inekler için çok zararlıdır.  Ülkemiz bir Akdeniz ülkesidir ve inekler üzerinde hiç çıkarmayacakları kürkleri vardır.  Ne yazık ki; ülkemizde soğuk ile ilgili önlemler alınır, ama; sıcakla ilgili önlemler alınmaz.  İnekler rutin yaşamı severler.  Rutin yaşamlarını bozan her şey strese sebep olur.  Her iş düzen içinde, aynı saatlerde yapılmalıdır.  İnekler hiçbir zaman boş yemliği yalamamalıdırlar.  Boş yemliği yalayan inek aç kalmıştır. Yeterli enerjiyi, yeterli besini alamayan inek önce süt verimini, sonra da döl verimini azaltacaktır.  Giderek hasta olacak ve tedavi gerektiren bir durum ortaya çıkacaktır.  

 

Sürü yönetiminin diğer önemli konusu "Kuru ve Temiz" kuralının titizlikle uygulanmasıdır.  Bu kuralın ihmali hastalıklara davetiye çıkarır. 

 

Başka önemli kuralları hatırlayacak olursak; aklımıza "iyi kayıt ve iyi gözlem" kuralı gelebilir.  Kayıt sistemi güvenilir olmayan, kayıt tutmayan çiftlikler başarılı olamazlar.  Gözler daima hayvanların üzerinde olmalıdır.  Yem yemeleri, yatmaları, yürümeleri, sağım sonrası davranışları, akıntıları, her türlü hareketleri dikkatle izlenmelidir.  Bu gözlemler problemlerin erkenden görülmesine ve çabuk önlem alınmasına yardımcı olacaktır.  

 

Önemli bir sürü yönetimi ilkesi ise;  ağız sütünün en çabuk şekilde, bolca verilmesidir.  İlk 12 saat içinde verilebilen ağız sütü buzağı için en yararlı besindir.

 

İneklere konfor sağlamak vazgeçilmez, ihmal edilemez bir kuraldır.  İneklerin konfora olan ihtiyaçlarına inanmamız gerekir.  Kuru, temiz, serinletilmiş ortamlar, yumuşak yatak yerleri, uygun yemlik mesafesi ve uygun yemlik önü ineklerin konforunu arttırır.  Konfor sağlanan inek verimli, sağlıklı olur.  

 

Buzağıların önünde her zaman temiz, taze su bulundurulmalıdır. Süt içen ya da buzağı maması verilen buzağıların suya ihtiyacının azaldığını düşünmeyelim.  Suyun yerini hiçbir şey tutmaz.

 

Süt sığıcılığının temel girdisi kaba yemdir.  Yani; ottur.  Yonca, çayır otu, hasılların kurutulmuş otları ve silaj kaliteli kaba yemler olarak kabul edilirler.  Sürü yönetiminin önemli ilkelerinden birisi de ineklerin selüloz tüketen ve sindiren hayvanlar olduğunu unutmamaktır.

 

Diğer bir ilke ise; kızgınlığın zamanında yakalanmasının önemine inanmaktır. Birçok ineğin kızgınlık göstermediğini zannetsek bile, bizim kızgınlığı gözden kaçırıyor olma ihtimalimizi de hesap etmeliyiz.  İyi kayıt ve iyi gözlem ilkesi burada da bizlere yardımcı olacaktır.

 

Kuru sağım bir süt işletmesinde temel kural olmalıdır.  Memeleri yıkamadan, ön daldırma solüsyonuna daldırıp, sonra kurulayarak sağıma başlamak meme iltihapları için başlıca önlemdir.  Meme başı kuru değilse, temiz değildir.

 

Sürü yönetimi basit işlerin doğru yapılmasından ibarettir.  Ancak; gördüğümüz kadarıyla bu basit işler belli bir sırayla, doğru şekilde, ihmal edilmeden yapılamamakta ve işletmeler zarara uğramaktadır.

 

Eğer inekler dört gizli dertten uzak tutulabilirlerse işletmenin başka birçok dertten de uzak kalması sağlanabilir.

 

Dört gizli dert; gizli mastitis, gizli hipokalsemi, gizli ketosis ve gizli asidoz süt sığırı çiftliklerini içten içe tüketen problemler olup, her biri başka dertlere de yol açabilirler.

 

Yukarıda saydığımız temel ilkelere son olarak bir ek yapalım.  Tedavi değil, koruma.  Tedavi sürü yönetiminin başarısız olduğunu, hayvanların sağlığını koruyamadığımızı gösterir.  Tedavi her zaman başarılı olmaz ve çoğunlukla pahalıdır.

 

Koruma başarılıdır.  Ucuzdur.  Sıklıkla tedaviye ihtiyaç duyulan çiftlikler kendilerini sorgulamalıdırlar.